• Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım

AĞRI'NIN DERİNLİĞİ (ECE TEMELKURAN)

25/2/2009 · Kategori: alti_izili


*Tuhaf bir matematikle işleyen İstanbul trafiğini özlüyorum;arabalarla insanların harman olduğu caddelerArbalarla insanların birbirine manasızca güvenmesinde insanca bir sey var gibi geliyor şimdi düşününce.

                                                                               ***

*Hikayeleri insanlar yazar. Ama sonra hikayeler dönüp insanları yazar yeniden

                                                                                   ***

*Bazılarımızı diğerleri için korkutucu yapan da bu. İçimize işliyor onların sözleri
........Ezberlediğin hikayenin ortasında şefkatli bir su çatlağı açıyor soyledikleri

 

                                                                                    ***

 

*Lazım oluyor insana "bizin hikayesi"

 

                                                                                       ***

 

*"Ben" i ve toprağı kanatan budur. Kansız bir "biz" hikayesi içinde  erimek isteyen "ben" i yanlız bırakan.

                                                                                    ***

*İnsanın düşünmesine bile izin vermeyecek kadar çenebaz olmasına rağmen....

                                                                                     ***

*Ne hayret vericidir nar hep mucizevi.Ermenilerin dünyanın her yerinde olduğunu söylerler.Tıpkı kırılmıs bir narın günler sonra ortaya çıkan hınzır taneleri gibi mi?

                                                                                       ***

*"Siz şerefe diyordunuz değilmi? tabii canım nede olsa her halk kendisinde eksik olana kadeh kaldırırmış!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"

                                                                                        ***

*Hasar tespiti için yüzüme bakıyor.

                                                                                       ***

*Denize dökülen bir şeyd, "Rum" denen sıvı bir şeydi heralde.Sıvı ve kötü birşeydi ve biz onları denize "akıtmıstık" Denizde yüzüp gitmişlerdi heralde, Boyle birşey canlanırdı gözümde.

                                                                                    ***

*Yüzümde birşey arıyor.Bir pişmanlık, suçluluk izi. Gözyaşı belki de. Fakat kurduğu bu teatral durum içinde beni belli bir duygu repliği vermeye neredeyse mecbur etmesi bende kendime yakıstıramadığım bir kayıtsızlık yaratıyor.

                                                                                       ***

*Ama bizim için 1915 de soykırım oldumu? sorusu 1453 de Türkler İstanbulu fetheddimi sorusuna benzer

                                                                                      ***

*Ama başladığı anda "ütüsü" bozuldu buluşmanın

                                                                                       ***

*Sanki zaten derilerinin altında sürmekte olan  konuşma sesleniyor

                                                                                      ***

*Sanki yoksulluğunu unutursa hatırlatmak için oraya buraya  bırakılmıs notlar gibi duruyor su birikintileri

                                                                                     ***

*Söyleyecek  çok şeyi olan ve hiçbirini soylememeye karar vermiş bir kısacık not

Hassas Ruhlar terazisi (Cem Mumcu):

15/2/2009 · Kategori: alti_izili

*...Ne yılan, ne tavus ne de elmaydı günah olan.Hesaptı, yarındı günah olan,
şeytanın zamanıydı: gelecekteki günah olan.

*...Sen şimdiye ağladıkça gözyaşların hep geleceği sulayacak

*..Sen ölümsüz bir aşkı ararken asla ölümsüz olmayacak aşkımız

*...Herşeye bir ömür biçiyorlar,Aşkın ömrü.. diyorlar.
Aşkın ömrü bir an sevgilim

*...Belki ayaklarımın üstünde durmaya başlamıstım Bir yararı yoktu oysa bunun kimseye,
Ben debelenmek istemiştim senin gövdende

*...Kader sandığın düpedüz kendi yazdığın bir öykü ve sen kahramanı olduğun bu oykuyu farklı renklerde kalemlerle yeniden yeniden yazıyorsun,yeniden kelimesinin "yeni" diyen kısmı sahte "den den" diyen kısmı gerçek  oyuna gelme!

*...Halbuki daha olmamıstım ya da gecmiştim onun için yokluktan medet umuyordum

*...Karar anı ipte yurume anıdır aslında. Ve kimbilir kaç kere evrilip değişiyor hayatlarımız aptal saptal küçücük kararlarla

*...Zamanın hiçbir işe yaramadığı hiçbiryere donmediği akreple yelkovanın sacmalık ürettikleri garip dakikalar gecti üstüste...

*...Beni dinlerken ağlayan kadın, duyduklarınamı ağlıyor yoksa duymadıklarına mı?..

*...Aşk Tanrıya benzeyenden başkasına değil

*...Bir Tanrıdan doğurmak istediğimiz bir ölümsüz bizide ölümsüz yapabilir mi?

*...Git diyorum ağladığını görüyorum, kendisi için ağlıyor. Oysa bu onun kovuluşu değil. Bu benim cennetten kovuluşum bu benim onsuzluğa intiharım. Görse...,tutup kolumdan cekse...
görse...,halatı boynumdan cıkarsa...kendini assa...

*...Yarasını komiğine saklardı                                      (Ayça!)

*...Bunlar şaka gibi soylenen sözlerden değildi saklı bir hüznün alttan alta göründüğü bir ciddiyetle soylenmişti.

*...O nu bekliyorum ellerimdeki boşluğu doldurmayacağını,gözlerimdeki uzak umuda teyel lenmeyeceğini  bile bile yapıyorum bunu.

*...O na gidiyorum en belalı meyvayı avucunda saklamaya çalışan Havva gibi.

*...Onları gorunce gözlerinden  tanıyıp ağlamayacaktı Hassas ruhlar Terazisi ikide bir sallanmayacaktı bir kuş uçumundan, bir bakıstan, bir sesten, bir sözden,bir damla yaştan,suskunluktan hemen dağılmayacaktı dengesi

*...Yoksa aldatılan bir kadının hüznünemi karışmıştı içim? Aldatılmak yuzundeki masumiyeti daha koyu bir renge mi boyamıştı?

*...Ama tam orda bir yer var sadece orayı geçmen zor, hemde çok zor,olmamayı secmen çok zor olacak Aama ben birtek ordayım,Ve aslında sende birtek ordasın,Olmamayı sectiğin yerdesin aslında,ama kontrolünü yine bırakmazsan,asla gelemezsin oraya asla düşemezsin yokluğuna,yokluğuma,yokluğumuza,Oysa tek olmamızın tek yolu bu" Sen" in ve "Ben"  im olmamamız

 

 

Varolmanın dayanılmaz hafifliği(Milan Kundera):

15/2/2009 · Kategori: alti_izili

*...Önceden uyarılmaksızın rolünü ezberlemeden sahneye çıkan bir tiyatro oyuncusu gibi yaşam oncesi ilk prova yaşamın ta kendisi ise ne değeri olabilir yaşamanın..?

*...Çünkü sevecenlikten daha ağır birşey yoktur dünyada kişinin kendi acısı bile başkasıyla, baskası için hissettiği imgelemle yoğunlaşan ve yüzlerce yankıyla uzadıkça uzayan bir acı kadar ağır çekmez

*...Hüzün son duraktayız demekti, Mutluluk , birlikteyiz.
Hüzün biçimdi, Mutluluk içerik
Mutluluk hüznün uzamını dolduruyordu.